Ali HAKKOYMAZ Ali Hakkoymaz Beni hırpalıyorlar anne! Gözlerimi, gönlümü lime lime ediyorlar. Ellerimde ne varsa aldılar. Gözlerimin, kulaklarımın keyfini kaçırdılar. *** Mevsimleri unuttum anne. Kışı, karı, kardan adamı, kârı, zararı, kararı... Kararsızlığın bile o ince, aradaki gelgitine bile izin yok! Üstüme üstüme geliyorlar anne! *** Kocaman baharlarımı elimden alıp bir demet kokusuz çiçek veriyorlar. Kocaman kocaman binalar yapıyorlar; misafir çağırmıyorlar. Hızlı arabaları var, uçakları, trenleri... birbirlerine gidip gelmiyorlar. Çarşılar çok kalabalık. Tüneller kazıyorlar durmadan. Hapishane, hastane yaptırıyorlar. Ekmeklerin kokusunu çalmışlar. *** Bir de yalan söylüyorlar. Birbirlerinin gözlerine bakarak. Bakıyorlar da görmüyorlar anne. herkes birbirini sıkıştırıyor. Acele acele gidip geliyorlar. Ne işleri var; bilmiyorum. Bir işleri de yok; olsa görürüm herhalde! *** Asfalt, beton, ilaçlar, top, tüfek, bomba... Her köşebaşında paradan bile para kazanan bankalar... Yollarda sarhoş izleri... Nezaketsizlik... Ümitsizlik... Cehalet... Fukaralalık... Kavga... Sevgisizlik... Seviyesizlik... Kelimesizlik... Kelimesizlik... Kelimesizlik... Halbuki mevsimler renk renk gülüyor; görmüyorlar anne! Bulutlar, rüzgâr, sabahlar, akşamlar, sessiz geceler... Hayretsiz yaşıyorlar anne! *** Her köşebaşında gürültü... Gevşek bakışlardan bıktım anne! Haberler, manşetler o kadar geveze ki... Hep aynı... Hep yavan... Haber olmayan haberler... Bunlar muhbir, mütecessis... Akıllarıyla kalplerinin arası açık. Ekmeği fırından ya hamur çıkarıyorlar ya kömür... Vasatın değil; ifsatın peşindeler. "İhbar" ediyorum anne! *** Korkutmakla, ürkütmekle uğraşıyorlar. Durmadan arzularımı kamçılıyorlar. "Üç günlük" derdin ya dünya. Ölümü akıllarına getirmek istemiyorlar. dün nerde! Yarın hani! Bugün, bugün! O da şu an. O da hemen uzaklaşan. Vakit var mı katlı binalara! *** Evler, yollar, dükkanlar, insanlar nasıl da taklidi/kopyası birbirlerinin! *** Aynı okullara gidiyorlar... Aynı şeyleri söylüyorlar... Aynı şehirlerde oturuyorlar... "Maç, kaç kaç?" derken öyle bir dikkat kesiliyorlar ki... Öyle bir kendilerinden geçiyorlar ki... Kalplerini ne kadar üzdüklerini bir bilseler.... Bir kalpleri olduğunu unutuyorlar. *** İnsanlar birbirine ne kadar benziyor; niye ayrı isimler alıyorlar, anne?!... Hayatı Okumak Adına...

Ücretsiz Türkçe Blog - deSenblog web tasarýmAli Hakkoymaz